Herkese merhaba! Bu yazıyı polikliniklerimize panik halinde gelen hastalarımızın kafalarındaki sorulara birazcık da olsa yanıt verebilmek amacı ile kaleme aldım. Umarım faydalı olur, keyifli okumalar.
Hipofiz bezi nedir? Ne işe yarar?
Hipofiz bezi, bezelye büyüklüğünde hormonsal bir bez olup beynin hemen altında Türk eyeri adı verilen anatomik bir alanda yer almaktadır. Bu bezden başlıca prolaktin, büyüme hormonu, tiroid uyarıcı hormon (TSH), adrenokortikotropik hormon (ACTH), luteinleştirici hormon (LH), folikül uyarıcı hormon (FSH), vazopressin (ADH) ve oksitosin hormonları salgılanmaktadır.
Prolaktin hormonu nedir? Neden yükselir?
Çoğu laboratuvarda prolaktin düzeyinin üst sınırı 20-25 ng/ml’dir. Salgılanması pulsatil olup en çok uykunun REM döneminde olmaktadır. Sabah 04:00-06:00 gibi erken saatlerde de en yüksek seviyelerine ulaşmaktadır. Kandaki ömrü 20-50 dk arasında değişmektedir.
Prolaktin yani süt salgılatıcı hormon hem kadınlarda hem de erkeklerde yükselebilir. Bu yüksekliklerin nedeni hipofiz bezindeki prolaktin salgılatıcı hücrelerin çoğalması ya da başka bir lezyon tarafından sıkıştırılması nedeniyle olabileceği gibi fizyolojik nedenlerden de kaynaklanabilir.
Prolaktin yüksekliği hangi şikayet ya da bulgulara sebep olabilir?
Kadınlarda regl düzensizliklerine, regl olamamaya ya da daha az sıklıkla olmaya, baş ağrısına, göğüsten süt gelmesi (galaktore) durumuna neden olabilir. Erkeklerde enerji azlığı, cinsel isteksizlik, ereksiyon problemleri, kas gücünde ve kemik yoğunluğunda azalma, infertilite gibi semptom veya bulgularla kendini gösterebilir.
Prolaktin hormon seviyesini fizyolojik olarak yükselten durumlar nelerdir?
Gebelik, meme ucunun uyarılması, stres, emzirme, göğüs duvarında herhangi bir hastalık (Zona gibi) ya da travma olması, yüksek protein içerikli diyet, egzersiz, hipoglisemi gibi durumlarda fizyolojik olarak yükselebilir.
Prolaktin hormon seviyesini patolojik olarak yükselten durumlar nelerdir?
Hipofiz bezinin adenom gibi hastalıkları, hipotalamusu etkileyen hastalıklar, hipotiroidizm, kronik böbrek yetmezliği, karaciğer sirozu, Cushing hastalığı, bazı romatolojik hastalıklar, epilepsi, polikistik over sendromu (PKOS), menenjit ve bazı ilaçlara bağlı olarak yükselebilir.
Hangi ilaçlar prolaktin değerini yükseltir? Ne yapılmalıdır?
Bir takım psikiyatrik ilaçlar (Antipsikotikler, antidepresanlar), metoklopramid gibi bulantı ilaçları, verapamil ya da metildopa içeren hipertansiyon ilaçları prolaktin değerlerini arttırabilir. İlaca bağlı yüksekliklerde genellikle prolaktin değerleri 20 ile 100 ng/ml değerleri arasındadır. İstisnai olarak risperidon etken maddeli antipsikotik ilaçlar ile metoklopramid içeren bulantı giderici ilaçların kullanımında 200 mcg/l veya daha yüksek değerler ile karşılaşılabilmektedir. İlaç ilişkili düşünülen durumlarda mümkünse ilaçların kesilerek en erken 3-4 gün sonra prolaktin değerlerinin tekrar kontrol edilmesi önerilir.
Prolaktin testi ne zaman yapılmalıdır?
Yemeklerle prolaktin değerinde hafif bir yükselme olduğundan mümkünse en az 8 saat açlık sonrası değerlendirilmelidir. Bu nedenle hafif yükseklik tespit edilen ancak aç karnına tetkik vermemiş kişilerde test aç karnına tekrarlanmalıdır. Ayrıca klinik ile laboratuvar arasında bir uyumsuzluk düşünülüyorsa tetkik uygun koşullarda tekrarlanmalıdır.
Laboratuvar ölçümleri bizi yanıltabilir mi? Kanca etkisi? Makroprolaktinemi?
Hipofiz bezinde oldukça büyük bir adenomu (makroadenom) olan ancak tetkiklerde prolaktin düzeylerinde uyumsuzluk söz konusu ise kanca etkisinden (hook effect) şüphelenilmeli ve biyokimyasal değerlendirmede 1/100 oranında sulandırılarak ölçüm yapılmalıdır.
Makroprolaktin ise normal prolaktinlerin büyük formu olup aktif olmayan kısımdır. Ancak tetkiklerde prolaktin yüksekliğine sebep olabilir. Özellikle şikayet, bulgu ve/veya yapılan radyolojik görüntülemeler prolaktin değerleri ile uyumsuz ise makroprolaktinemiden şüphelenilmelidir. Böyle durumlarda laboratuvarlarda polietilen glikol (PEG) çökeltme yöntemi ile makroprolaktin varlığı tespit edilebilmektedir.
Tüm bu değerlendirmelere biyokimya laboratuvarında konusunda uzman kişiler tarafından karar verilmektedir.
Hiperprolaktinemi doğrulanan kişilerde başka tetkiklere ihtiyaç var mıdır?
Prolaktin yüksekliği kesinleşen kişilerde prolaktin yükseltici diğer hastalıklar açısından şüphe varsa o hastalıklara yönelik değerlendirmeler yapılabilir. Hipofiz bezinde adenom tespit edilen kişilerde ek olarak hekiminin de gerekli görmesi yukarıda da bahsi geçen diğer ön hipofiz hormonları tetkik edilebilir.
Görüntüleme yapalım mı, hangisini yapalım?
Hiperprolaktinemisi ilaçlara bağlı olmayan hipofizde lezyon düşünülen kişilerde hipofiz MR görüntülemesi yapılması önerilir. Eğer ilaca bağlı olduğu düşünülen bir prolaktin yüksekliği söz konusu ise 100 ng/ml (istisna risperidon <300 ng/ml) altındaki değerlerde hipofiz MR çekilmesi tavsiye edilmemektedir.
Galaktore (süt gelmesi) var ama prolaktin düzeyleri normal. Ne yapalım?
Galaktore şikayeti olan kişilerin prolaktin değerleri normal ise başka problemler açısından öncelikle değerlendirilmesi önerilir. Hormonal açıdan başka bir değerlendirmeye gerek yoktur.
Hiperprolaktinemi / Prolaktinoma tanısı kesinleşti. İlaç mı kullanmalıyım yoksa ameliyat mı olmalıyım?
Öncelikle şunu belirtelim ki prolaktinomalar, hipofiz adenomları içerisinde ilaçlara en iyi cevap veren iyi huylu tümörlerdir. İlk seçenekler kabergolin, bromokriptin gibi etken maddeli ilaçlar olmaktadır. İlaçlara yanıtsız durumlarda ya da >3 cm gibi çok aşırı büyük adenomlarda bir kadının yakın zamanda gebelik planı mevcut ise ameliyat o zaman belki düşünülebilir.
İlaçlar ne zaman etki gösterir?
İlaçlar uygun şekilde kullanılmaya başlandıktan sonra birkaç ay içerisinde değerlerde iyileşmeler gözlenir.
İlaçları ne kadar süre kullanmalıyım?
Mikroadenom (<1 cm) olan kişiler en az 1 yıl tedavi edilmelidir. Yaklaşık 1 yıllık tedaviden sonra prolaktin değeri normal ise doz azaltılır. En az 2 yıldır prolaktin değeri normal ve MRG kontrolünde adenom yok ise ilaç tedavisi azaltılarak kesilir. Sonrasında şikayet olmadığı sürece yılda bir kez prolaktin tetkiki yeterli olacaktır. Makroadenomlu bireylerde de aynı şekilde tedavi ile adenom kaybolduysa ve en az 2 yıldır prolaktin değerleri düzeldiyse ilaç azaltılarak kesilir. Yaklaşık 3 ay sonra prolaktin düzeyi kontrol edilir.
İlaçlar ne gibi yan etkiler yapar?
Bulantı, pozisyonla tetiklenen tansiyon düşüklüğü, zihinsel bulanıklık ve daha az olarak da burun tıkanıklığı, depresyon, Raynaud fenomeni, alkol intoleransı ve kabızlık görülebilir. İlaçların akşam yemeği ile birlikte ya da gece yatmadan önce alınması bu yan etkileri azaltabilir. Çok daha nadir olarak da dürtü kontrol bozuklukları, uzun süre çok yüksek dozlarda ilaç kullanılması halinde de kalp kapakçığı hastalıkları ortaya çıkabilir.
Görüntülemeyi bir daha ne zaman yaptırmalıyım?
Görüntüleme sıklığı hastadan hastaya değişiklik gösterebilmektedir. Mikroadenomlu hastalarda tedavi başladıktan 1 yıl sonra değerlendirme yapılabilirken makroadenomlu olgularda bu durum takiplere göre karar verilir.
Diğer ilaçlardan kaynaklı prolaktin yüksekliklerinde tedavi verilir mi?
İlaçlara bağlı yüksekliklerde herhangi bir semptom ya da bulgu yoksa tedavi verilmesine gerek yoktur. Ancak aksi bir durum söz konusu ise ilacın başlandığı klinik tarafından prolaktin yüksekliği yapma ihtimali daha az olan başka bir ilaca geçilmesi önerilir. Eğer ilacın değiştirilmesi ya da kesilmesi mümkün değilse hastanın ihtiyacına göre ek tedaviler planlanabilir.
Gebelik söz konusu olduğunda yaklaşımlarda farklılık var mıdır?
Gebelerde fizyolojik olarak prolaktin yüksekliği görülebilmektedir. Gebelik öncesi bilinen hiperprolaktinemisi olan ilaç tedavisi almakta olan kişilerde gebelik durumunda ilaçlar kesilmelidir. Mikroadenomluların yaklaşık %2’sinde, makroadenomluların da yaklaşık %23’ünde anlamlı büyüme olabilmektedir. Mikroadenomlu ve makroadenomlu gebeler her 3 ayda bir görülmelidir. Baş ağrısı ve görmede değişiklik gibi semptomlar varsa hastalara görme alanı değerlendirmesi yapılması önerilmelidir. Makroadenomlu hastalarda ise her trimesterda görme alanı değerlendirmesi yapılması uygun olacaktır. Hekim tarafından gerek görülmesi durumunda görüntüleme yapılabilir, ilaç tedavisi veya cerrahi seçenekler değerlendirmeye alınabilir. Emzirme döneminde süt kesilmesine neden olabileceği için prolaktin düşürücü ilaç kullanımından gerek olmadıkça kaçınılmalıdır.
Bu yazıda polikliniklerde en çok sorulan sorulara anlaşılır yanıtlar vermeye çalıştım. Tıp bilimi geniş bilgi yelpazesinde kendine has farklı yaklaşımlar içerebilmektedir. Bu nedenle sağlık durumunuz ile ilgili hekiminizin önerilerini dikkat almanızı tavsiye ederim. Sağlıkla, huzurla kalın.


